kayıpşehir

Kategoriler

Sitelerim

moviesizle | gamexplayer | dark2city |

    En çok sevilenler

Rüya tabiri | kelime çevirileri | chat yap

BİLGİLENDİRME

kayipsehir ziyaretçi bilgilendirme |

Günün hadisi

Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz

ATATÜRK DİYOR Kİ

"Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır."

Search

Son Yazılarım

  • yalnız ve sarhoş
  • sinemin çalışmaları 3
  • sinem'in çalışmaları 2
  • sinem'in çalışmaları
  • yeni katagori ilginize
  • deniz altı resimleri
  • santana istanbul'a geliyor
  • türkiyenin en büyük ebru'su trabzonda yapıldı
  • istanbul film festivali yarın
  • cepten internete bağlanıyorsanız dikkat

  • Son Yorumlar

    kutsalceyiz
    ,,,
    selam
    KUTSALCEYİZ
    kutsalceyiz
    merhaba
    SELAM
    merhaba
    selam arkadaşım
    merhaba

    Hakkında


    Blog Yazarı
    04.12.2008
    sitemize yorum yazmadan geçmeyelim...
    04.12.2008 :
    sitemizin anketine oy vermeyi unutmayalım

    04.12.2008
    sitemize reklam vermeyi düşünenler için e-postamız

    04.12.2008
    vatan_34_mekan_13@hotmail.com

    04.12.2008 :
    site şikayetlere ve görüşlere açıktır..

    11.03.2009 :
    Bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yaplan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı KAYİPSEHİR.BLOGCU.COM sorumlu tutulamaz.
    11.03.2009 :
    GENEL UYARI bu sitedeki tüm yazıların bazıları alıntı yapılarak yayınlanmış olup alıntı yapılan sitenin adreside verilmiştir.ama verilmeyen yerleri vermediğimiz için özür dileriz.bu sayfadaki bazı yazılar ise kayipsehir.blogcu.com a ait olup hangi yazı alınmış olsun altına alınan adresin yazılması şarttır.
    11.03.2009 :
    arkadaş listesine eklenen kişiler eğer 1 hafta içinde eklemezlerse direk silinirler.

    ARKADAŞLARIM


    --kayipsehir-- - - - ARKADAŞ SİTECİLER
    orgusepetii
    muratena
    teknolojihaber
    kastamonudergisi
    moviesizle
    sokaklarda
    SupremeMaster
    cennetkokusu
    gamexplayer
    annelerimizvemelekleri
    dark2city
    gozleridenizkokan
    290405
    Kianajojo06a5
    pardus007
    alkmaar
    hussoloji
    yagmur932
    kizilciksurubu
    muratenaa
    simayland
    jazzkedisi
    pelinzeybek
    sihirliyazilar
    onurxt
    yasaminkiyisindan
    arzumcum
    bilgiyelpazesi
    dilyadiyari
    nurumsun32
    gulungoncasi
    AspAvAyAsAr
    deryabaykalorgudunyasi
    arzumcum
    kutsalceyiz
    seniseviyorumsemra
    avatarfan
    tekantoloji
    ---kayipsehir--

    kayipsehir

    SİTEMİZİ NASIL BULDUNUZ
    ÇOK GÜZEL
    GÜZEL
    İDARE EDER
    KÖTÜ


    Sonuçlar

    SİTE TANITIMI

    sımayland | cennetkokusu | yagmur932 |

    Site içi soru

    birey |

    Günün sözü

    Sana uzatılmış bir eli daima kabul et

    Sitemiz

    Bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yaplan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı KAYİPSEHİR.BLOGCU.COM sorumlu tutulamaz.
    Siteni Ekle
    Site-ekle.gen.tr Web Rehberiniz!!



    Şiir




    half life-counter strike

    Counter-Strike nedir? Counter-Strike, son yillarin en popüler oyunlarindan birisi olup birçok site ve dergi tarafindan yilin oyunu seçilen Half-Life'in birçok modifikasyonundan bir tanesidir. Half-Life modifikasyonlari, Half-Life oyun motorunu kullanan, fakat degisik oyuncu modelleri, haritalar, farkli konu ve atmosferlerle amatör oyun yapimcilari tarafindan yaratilmis yeni oyunlar olarak tanimlanabilirler. Belki de Half-Life'i bu kadar popüler yapip ilk çiktigi günden birkaç yil sonra eski oyun motoruna ragmen oynanmasini saglayan da onun modifikasyonlaridir. Counter-Strike'i diger modifikasyonlardan ayiran onun gerçekçi silahlari, aksiyon dolu atmosferi, kaliteli oyuncu modelleri, güzel haritalari ve sik sik güncellenmesidir.

    Oyunun konusu nedir?
    Counter-Strike oyunu son yillarda dünyanin çesitli bölgelerinde eylemlerle bulunmakta olan bazi terörist gruplarla, terörizme karsi özel egitim almis Counter-Terrorist birliklerinin mücadelesine dayanmaktadir. Teröristler rehin alma, bomba koyma, suikast türü eylemlerde bulunmakta ve Counter-Terrorist kuvvetleri de buna karsi saldirilar gelistirmektedirler (yani Counter-Strike). Örnegin teröristlerin ellerinde tuttuklari rehineleri kurtamaya çalismak, teröristlerin bomba yerlestirebilecegi potansiyel yerleri savunmak veya yerlestirilen bombalari etkisiz hale getirmek, teröristler tarafindan suikaste ugramasi muhtemel olan önemli bir kisiyi koruyarak, sapasaglam gidecegi yere ulasmasini saglamak gibi görevler oyunda mevcuttur.

    19/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Mafia 2


    Tommy Angelo, oyun dünyasındaki efsane karakterlerden biri. Birçok oyuncunun hafızasına kazınmış efsane Mafia’nın kahramanıydı. Hatırlanacağı üzere mükemmel bir sinematikle oyun başlıyordu. Tommy, bir polisle kafede buluşuyor ve ona tüm her şeyi anlatıyordu. Bu sırada bizde onun hatıralarını oynamaya başlıyorduk. Tommy, kendi halinde bir taksiciydi. Bir akşam iki araba birbirini kovalarken, hasar alan araba Tommy’nin olduğu sokağa giriyordu. Arabadan inen adamlar Tommy’i zorla alıkoyarak, kendilerini oradan uzaklaştırmasını istiyordu. Adamları kurtardıktan sonra asıl gerçekle karşılaşıyorduk. Kurtardığımız kişi mafya babasıydı ve böylece büyük macera başlıyordu. Mafia 1’de ünlü araba yarışı kim unutabilir. İlk yarışta çoğu kimse birinci olmayı başaramıyordu. Tekrar tekrar deneniyordu. Ancak işin asıl püf noktası kestirmeyi kullanıp, diğer arabaları geçip birinci olmaktaydı. 1930’lu yılların mükemmel atmosferini yaşayan devasa bir şehirle sunan Mafia, kendisine ait bir fan kitlesi oluşturmuş ve çoğu kişi tarafından beğenilmişti. Zamanına göre harika grafikleri, seslendirmesi ve tüm içeriğiyle gerçek bir klasikti. Aradan geçen uzun seneler içinde ikinci bir Mafia beklendi, ancak ses seda çıkmadı. Fakat bu uzun bekleyiş sonunda müjdeli haber "Mafia 2" duyuruldu.

    11/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Gran Turismo 5 Prologue


    PlayStation ile birlikte anılan ve senelerdir birçok oyuncu tarafından bilinen birçok isim vardır. Bu isimler artık kült olmuş, kendine ait bir fan kitlesi yaratmıştır. Metal Gear Solid serisi, Final Fantasy akla ilk gelen iki örnek. Bunlarla beraber araba sevmeyenleri bile kendisine bağlayan, her yeni oyununda yenilik ve kaliteyle gelen Gran Turismo (GT) vardır. Sunduğu gerçekçi sürüş hissi, grafikleri, çeşitli model araçları vs… kısaca her şeyiyle PS’si olmayan insana bile PS aldırmış bir seridir GT. Seneler seneler önce bende böyle bir vesileyle kendisiyle tanışmıştım. Bir arkadaşıma ziyarete gitmiştim. Bana “Elimde harika bir yarış oyunu var, eminim seveceksin” demişti. İşte o zaman GT2’yi oynamış ve hastası olmuştum. Hep PC’de oyun oynayan ben, daha sonra evde kendimi PS 1 almış ve GT2’yi oynarken bulmuştum. Aslında konsolla tanışmamı sağlayan ve beni kendisine bağlayan GT2 olmuştu. Aradan geçen senelerde serinin geri kalan tüm oyunlarını, yine ilk günkü o heyecan ve istekle yeniden yeniden oynadım. Ama şimdi belki de serinin en iyisi sayılabilecek, PS3’ün gücünü kullanan GT5’in öncü kuvveti GT5 Prologue zamanı!

    11/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Dead Space


    Dead Space bilindiği üzere EA'in yeni bilim kurgu-korku oyunu. Uzun zamandır oyundan hiç bir haber alamadığımız gibi, hiç bir yerde yeni ekran görüntülerine bile ulaşamadığımız yapım hakkında endişelenmeye başlamıştık. Fakat EA, her dönem yaptığı bahar etkinliklerinde Dead Space'in bir çok detayını açıklığa kavuşturdu ve bize de bunları size aktarmak düştü. Bakalım oyun gerçekten bizleri etkileyebilecek mi?

    Uzayda Dehşet

    Oyunun pre-alpha demosu yayınlandığında gördüğümüz ilk nokta ana karakterimiz oldu. İsmi Isaac Clarke ve Ishimura adlı bir uzay gemisinin koridorlarında terkedilmiş halde. Ishimura nedir diyecek olursanız da, oyunun genel konusunu oluşturan ve uzaylılar tarafından işgal edilmiş bir kazı - araştırma uzay gemisi diyebilirim. Isaac ve ekibi bu gemiye olanları araştırmak üzere gönderilmişler. Fakat dediğim gibi oyuna başladığımızda yalnız başımıza olacağız. Neler olduğunu bulmak da bize düşüyor. Tabi kalbiniz buna izin verirse. Ne de olsa oyunumuz bir korku oyunu ve EA bizleri korkutmak adına birçok şeyi deneyecek gibi görünüyor. Zaten oyun başladığında ne yazık ki yalnızca 90 saniye yetecek kadar oksijene sahipsiniz ve acilen yapacak bir şeyler bulmanız gerekiyor. Yani oyunun demosu da gayet hızlı başlıyor. Aslında içerisinde bulunduğunuz gemi size oksijen sağlayabiliyor, fakat geminin kaza geçirdiğini ve ikiye bölündüğünü gördüğünüzde neden havaya ihtiyacınız olduğunu anlıyorsunuz. Dead Space’in genel işleyişinde de oksijen ihtiyacınızı karşılamak adına çevreye dağılmış durumda olan hava kutularını bulmanız gerekecek. Ayrıca kendinizi gemiye bağlı buluyorsunuz. Isaac neredeyse oyun boyunca hep geminin tabanına bağlı durumda. Bu bağlılık oyunun birçok bölümünde ihtiyacınız olan eşyaları almanıza ya da bir platformdan diğer platforma geçmek ve bulmacaları çözmek gibi işleri de göreceğinden sıkça kullanılacak gibi duruyor.

    11/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Far Cry 2 Söylendiği Gibi Bir Üvey Evlat Değil!

    2004 yılında beklenen 4 farklı oyun vardı. Bunların ikisi Doom 3 ve Half-Life 2’di. Diğer ikisi ise oyun dünyasıyla daha yeni tanışacak olan Far Cry ve Stalker’dı. Hatta çoğu kişi oyun dünyasının bu dört atlısı için 2004’teki en iyi 4 FPS diyordu. Ancak aralarından Doom 3, Half-Life 2 ve Far Cry piyasaya sunuldu. Stalker, 3 sene kadar daha rötar yaparak 2007’de raflardaki yerini aldı. Kült iki yapımın devamı olan HL2 ve Doom 3 kendilerinden beklendiği gibi kaliteli çıktı. Far Cry ise üç Türk kardeşin başında bulunduğu Crytek’in ilk oyunuydu. Kimse Crytek’ten böylesi kaliteli bir oyun beklemiyordu. Ancak Far Cry çıktığı gibi oyun dünyasında resmen deprem etkisi yarattı ve bir klasik olarak ismini yazdırdı. Şimdi ise üvey sayılabilecek devamı geliyor.

    11/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Yeni Bir Çağ Başlıyor

    Yeni jenerasyon oyun konsolları Sony Playstation 3 ve Xbox 360 platformlarına çıkacak ilk Silent Hill oyunu olacak olan Silent Hill: Homecoming, önceki oyunlardan tanıdığımız ekibin (Team Silent) yerine geçen bir Amerikan firması tarafından yapılıyor. Firmanın adı The Collective. 1997 yılında California’nın Newport sahilinde kurulan şirket birkaç film oyunu, televizyon şovunun yapımında çalışmış. Bunların arasında Indiana Jones and the Emperor’s Tomb, The Da Vinci Code, Star Wars 3: Revenge of the Sith gibi yapımlar var. Silent Hill: Homecoming için çalıştıkları ve kendilerini kanıtlama fırsatı bulabilecekleri en büyük yapımları diyebiliriz. Böyle büyük bir markanın altına ellerini atabilme cesaretini göstermiş olmaları, yayınlanan görüntülere de baktığımızda oyunun eski ruhunu kaybetme olasılığını bir nebze de olsa ortadan kaldırıyor. Oyunun güncel çıkış tarihi 2008’in Eylül ayı. Umarız zamanında çıkarabilirler oyunu.

    Yapımına 2004 yılında Shadows of the Past adıyla başlanan Silent Hill: Homecoming’in hikayesi, görevden dönen 22 yaşındaki gazi asker Alex Shepherd üzerine kurulu. Yaşadığı onca zorluktan sonra eve dönen Alex, babası ve erkek kardeşinin (Joshua Shepherd) ortadan kaybolduğunu anlar. Kimliklerinin çocukluğunu geçirdiği Silent Hill kasabasında olduğunu öğrenmesiyle kendimizi yine o lanetli korkunç kasabada bulacağız. Oyundaki diğer karakterlerden bahsetmemiz gerekirse mesleğinin ne olduğu henüz açıklanmayan 22 yaşındaki Elle, Alex’ in uzun yıllardır arkadaşı. Karakter Silent Hill 2’den tanıdığımız Mary’nin bir kopyası adeta. Elle’yi yapay zekanın ya da bizim kontrol edip etmeyeceğimiz henüz açıklanmadı. Kimliği açıklanan karakterlerden sonuncusuysa Alex’in küçük erkek kardeşi olan Joshua. Oyun hakkında yayınlanan Trailer’larda Joshua’nın peşinden kanıt toplayan Alex’i görüyoruz. Alex’ten sürekli kaçan Joshua’nın ilginç davranışlarının ardında yatanları oyunun ilerleyen bölümlerinde öğreneceğiz. Bunun dışında Alex ve Joshua’nın annesi ve babası hakkında da maalesef henüz kesin bir detay yok. Trailer’larda gördüğümüz kadarıyla oyunda kullanılan silahlar şimdilik bir bıçak, demir boru ve tabanca.

    Grafiklerin yeni jenerasyonun nimetlerinden faydalandığını söyleyebiliriz. Karakter modellemeleri ile animasyonları ve mekan tasarımları, yapım aşamasındaki bir oyuna göre oldukça tatminkar. Ancak üzerinde çalışılması gereken ufak detaylar var. Örneğin karakterlerin ağız hareketleri çıkardıkları seslerden önce tepki veriyor videolarda. Birkaç ufak ara sahneden oyuna geçiş bug’ı mevcut. Eylül ayına kadar bu gibi ufak hataların düzeltileceğini düşünüyoruz. Bunun dışında Silent Hill 4 faciasından sonra yeni Silent Hill: Homecoming, Silent Hill ateşinizi söndürmek için tüm ihtişamıyla geri geliyor

    11/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Hikaye Örgüsünün Bağlanışı


    İlk Silent Hill’deki tüm soru işaretlerini aklımızdan silmişti Silent Hill 3. Oynadığımız ana karakterin (Heather Morris) gerçekte kim olduğunu, ilk oyundaki Harry Mason’ın (Cheryl Mason’ ın babası) akıbetini ve Silent Hill’deki bir sürü ayrıntının iç yüzü ortaya dökülmüştü. 2003 yapımı olan Silent Hill 3, genel grafik yapısı ve karakter seçimleriyle de şimdiye kadar yapılmış en iyi oyunlardan biridir halen. Silent Hill 3’ün önceki oyunlara nazaran daha fazla şiddet içerdiğini belirtebiliriz. Bir de daha önce hiçbir video oyununda, tanrının varlığı bu kadar gözler önünde işlenmemişti. Oyunun sonundaki kilise sahnelerinde ana karakterimizin tanrıyı yenmek için kalbini kusarak yemesi, Silent Hill 3’ün şiddet sahnelerinin ne kadar özenle yapıldığının küçük bir göstergesi gibiydi adeta. Oyun Sony Playstation 2 ve PC platformlarına çıktı, Xbox’ a gelmedi.

     

    Silent Hill 4: The Room, Sony Playstation 2, PC ve Xbox platformlarına Japonya’da 2004 Haziran’nın da çıkmıştı. Önceki Silent Hill oyunlarına nazaran Silent Hill 4, Amerika’nın güney Ashfield bölgesinde geçiyordu. Hikaye örgüsü apartman dairesinde hapsolmuş Henry Townshend’ın etrafında şekilleniyordu. Oyun FPS modunda oynanışa izin veren ilk Silent Hill oyunu olmuştur. Grafiksel anlamda diğer Silent Hill oyunlarından farklı bir görselliğe sahipti. Oynanışa getirilen olumlu yenilikler olsa da oyun fazla orijinal ve Silent Hill elementlerinin dışına çıkmaya fazla meyilli olduğundan satışlarda akranları kadar başarılı olamamıştı.

    11/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    Teknolojinin Evrimi, Korkunun Evrimini Hızlandırdığında

    Video oyunlarının evrimi, onların gelişimini sağlayan yapı taşına yani teknolojiye bağlıydı. Teknoloji geliştikçe video oyunları bizleri eskisinden daha da içine çeker bir hal aldı, çünkü yapımla seyircinin arasına interaktivite girdiğinden "Korku" kelimesinin anlamı daha da güçlenmişti.

    Her şey, 31 Ocak 1999 yılında ünlü Japon oyun şirketi Konami çalışanlarının, endüstriyi daha önce görülmemiş bir şekilde sallamasıyla başladı. Ortaya çıkardıkları yapıt video oyunlarında korku temasını sonsuza dek oyun severlerin ve özellikle otoritelerin gözünde bir kült haline getirdi. Video oyunlarında ilk defa psikolojik korku türüyle karşılaşıyorduk. Bu hiçbir oyuncunun alışkın olmadığı, ama rüyalarını süsleyen bir gelişmeydi. Oyunun sunduğu korku teması o kadar derin, o kadar iyi tasvir edilmişti ki, dünya çapında birçok insan oyunu yalnız başına oynayamadığından yakınıyordu. Kapkaranlık mekanlarda geçen sinir bozucu müzikler eşliğinde elinizde sadece cızırtılı bir radyo ile dolaştığınız lanetli kasabanın, oyun endüstrisinde kendine haklı bir yer edinişini ve global anlamda on yıllık bir fenomene dönüşmesinden bahsediyoruz. Yapımcı ekip olan Team Silent’ın yönetmen koltuğunda Keiichiro Toyama’nın ve ünlü Japon besteci Akira Yamaoka’nın eşsiz eserleriyle renk kattığı bu kasabanın adı Silent Hill.

    11/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    "Korku, hayatta kalabilmenin vazgeçilmez bir unsurudur!"

    Hiçbir canlı dünyaya bir korkak ya da kahraman olarak gelmez. Korku sonradan oluşan bir "Tehlikelere karsı duygusal tepki" reaksiyonudur. Onu yaşamamız için çok farklı sebepler vardır. Örneğin kapalı alan korkusu Klostrofobi’dir. Otuzlu yaşlarda fazlaca bayanların yaşadığı bir korku türüdür. Bir hastalık değildir, zihnin fırsatını buldukça bu bireye uyguladığı yanılsamanın yarattığı duygudur. Sudan korkan insanlaraysa Hidrofobik denir. Bu korkunun esiri olan insanlar bir su damlasını gördüklerinde terleme, baş dönmesi gibi belirtiler gösterirler. İleri seviyede Hidrofobik insanlar bir bardak su içerken bile koca bir okyanusta boğulacaklarını zannederler. Ondan hep kaçmaya çalışsak da o hep içimizdedir. Adeta beynimizdeki düşmandır korku. Üstüne gitsek de bize yeni korkular sunmak için her zaman tetikte bekler. Hiçbir canlı varlık onu yenemez.

    Korku edebiyatı üzerine şimdiye kadar birçok eser yapılmıştır. Stephen King’in gerilim dolu romanlarından Alfred Hitchcock’un filmlerine, ünlü ressam Edward Munch’ün "Çığlık" tablosundan, Mısır kalıntılarındaki tanrılara kurban verme ayinlerine kadar birçok alanda kaçamadığımız bu duyguyu; başkalarının gözünden yaşayarak anlamsızca bir merakın da tetiklediği istekle korkuyu gözlemledik. Sinema dünyasında en çok yapılan türlerden biri korku filmleri oluyor. Ucuz ve izleyicileri etkileyebilme özelliği en fazla olan tür korku filmleridir. Örnek olarak sadece 15.000 dolarlık bütçesi ve 100 milyon doları aşmış hasılatı ile 1999 yapımı The Blair Witch Project’i gösterebiliriz. Bunun yanında dünyanın en çok satan romanları arasında ünlü İngiliz yazar Agatha Christine ve Amerikalı yazar Stephen King’in romanları kitap satışlarında ilk sırayı alıyor.

    11/12/2008 | Kategori: oyun tanitimlari | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

    <Önceki Yazılar |